 Yavuz Köyü Ağzı; şu anda da eski Türkçenin ağız özelliklerini taşımaktadır.
Özellikle de Oğuzca’nın özelliklerini devam ettirici bir yapıya sahiptir. Batısındaki Vakfıkebir yöresi (Cepni ) ağzı ile Doğusundaki Batı Akçaabat ağzı arasında bir söyleyişe sahiptir. Prof. Ahmet Caferoğlu; Trabzon ve çevresi ağızlarında kelimelerin başındaki (g)lerin (k) ve (d) lerin (t) şeklini almasının doğrudan doğruya Göktürk-Uygur Türkçesinden kaynaklandığını belirtmektedir. Yine köy ağzında Kıpçak/ Kuman lehçesinin de etkisi görülür. Yavuz Köyü ağzı’nda Oğuz/ Kıpçak lehçesine uygun olarak; • ‘G’ harfi yerine bazen ‘K’ : (G)idiyorum ‘(K)ideyirim’, (G)ülüyorum ‘(K)üleyirim denir. p ç t k hastalığı da denen bu durum köyde bazı ailelerde sürekli bazı ailelerde tek tük kelimelerde görülür. Genellikle tersine K harfi G ye dönüşür. Kız; (g)ız, Kardeş; ‘G’ardeş • ‘J’ harfi ‘Ç’ olarak kullanılır: (J)andarma ‘(Ç)andarma’. (J)ilet ‘(Ç)ilet’. (J)ant ‘(Ç)ant’. • ‘C’ harfi kimi yerde ‘Ç’ olarak kullanılır: (C)anlı ‘(Ç)anli’. (C)eviz (Ç)eviz. (C)ilve ‘(Ç)ilve’. (C)eket ‘(Ç)eket’. (C)ansız ‘(Ç)ansız’. (C)ilt ‘(Ç)ilt’. Cami ‘Çame’. • ‘A’ harfi yerine bazen ‘E’, bazan ‘O’harfi kullanılır: Kir(a)z ‘Kir(e)z’. B(a)ba ‘B(o)ba’. • ‘O’ harfi yerine bazen ‘u’ kullanılır: Oğlu ; (u)ğli ‘Ö’ Bazen ‘u’ olur. • ‘Ğ’ çoğunlukla konuşmada yutulur. Dağa ; da;a Bazen ‘y’ ye dönüşür: Değnek; di’y’nek • ‘R’ yerine bazen ‘L’ kullanılır: Me(r)hem ‘Me(l)hem’. • ‘K’ yerine bazen ‘Ğ’ kullanılır: (G)ök ‘Gu(ğ)’. • ‘U’ harfi yerine kimi yerde ‘İ’, kimi yerde de ‘Ğ’, kimi yerde ‘E’, kimi yerde de ‘O’ kullanılır: Dolm(u)ş ‘(D)olm(i)ş’. Kuz(u) ‘Guz(i). Du(a) İstanb(u)l ‘İstanb(o)l. • Bazı kelimelerde kimi harfler yutulur: ‘Gidecekmisin’de (K) yutularak ‘Gidecemisin’ şeklinde, ‘Biliyormusun’da (O,R) yutularak ‘Biliymisin’ şeklinde telaffuz edilir. • Kimi kelime sonlarındaki ‘yor’ hecesi ‘iy’ şeklinde söylenir: Geli(yor) ‘Gel(iy)’. Gidi(yor) ‘Gid(iy)’. Bili(yor) ‘Pilu(yi)’. Bazen ‘yi’ şeklinde de söylenir. Seviyor ‘Seviyi Bazı kelime sonlarındaki ‘riz’hecesi ‘ruk’ şeklinde söylenir: İste(riz) ‘İste(ruk)’. Veri(riz) ‘Veru(ruk)’. Söyle(riz) ‘Soyle(ruk)’. • Bazen kelimelerin başına harf veya hece eklenir: Elbet yerine (H)elbet. İri yerine (Y)iri. Şimdi yerine (Ha)şindi. Burda yerine ‘(Ha)burda’. • Bazen kelimelerin sonuna harf veya hece eklenir: Onunla yerine ‘Onunla(n)’. Kiminle yerine ‘Kimınla(n). • Bazen kelimelerin ortasına harf veya hece eklenir: Saat yerine ‘Sa(ğ)at’. Cuma yerine ‘Çuma(ğa)’. Tavşan ‘Ta(ğu)şan’. • Bazen kelime içinde hece değişikliklerine rastlanır: Birdenbir ‘Pir(lan)pir’. . Bazı kelimelerde ‘nl’ harfleri ‘Ğ’ ye dönüşür: Anlamak; Ağnamak, Dinlemek; Diğnemek Gene şu anda kullanılan diyalekt (ağız) ve yüzyıllar önceden gelen kelimelerin birçoğu Divanü Lugat-İt-Türk’de bulunmaktadır. İşte bazıları: Ağurşak, Buldur, Bile, Koyak, Köl, Kömmek, Körmek, Körmiş, Sinamak, Tuman. Türk Dil Kurumu’nun; “XIII. Yüzyıldan günümüze kadar Türkiye Türkçesiyle yazılmış 227 eserden taranan ve bugün kullanılmayan ya da anlamı, şekli değişik olarak kullanılan Türkçe sözlerin sözlüğü” olarak hazırladığı ‘Tarama Sözlüğü’nde Yavuz Köyü’nde kullanılan ağız ve bazı kelime ve deyimlerin XIII. yüzyıldan beri muhafaza edilmiş olduğu da görülür: Açuk, Ağırşak, Ağız eğmek, Ağnamak, Bolaki, Buğda, Çekilmek, Çekişmek, Çekuç, Çenber, Çevirmek, Kelep, Kemre, Kovuk, Koyak, Kösre, Kulağuz, Kuma, Komsiluk etmek,Kurşum, Kuz, Melhem, Ocak, Olar, Oynar, Şenlik, Tartağan, Ufantı, Uşak, Uşenmek, Yakasız, Yakışık, Yolağuz, Yangun,Yurek,Yureği oynamak... Yine hayvanlarda gaga, aletlerde sivri uç, köy argosunda burun anlamında kullanılan guduk kelimesi Kazakça da bizdekinin tam tersine küçük sivri çukur anlamında kullanılmaktadır. Köy ağzında ilginç bir durumda s ; c değişimidir. S ile başlayan bazı kelimeler c ile söylenir. Bunların bazıları yerel dilden kalma kelimeler iken bazıları Öztürkçedir. Süngü ; cüngü: Türk dilinin en eski kelimelerinden olan süngü sivri uçlu silah özellikle kargı ve kılıç için kullanılır. Köyde ise küçük yer yükseltisi, sivri köşe anlamında kullanılır. Pedalisa ; pedalica: Kelebek Sissirina ; ciccirna : Yayla adı Sakera ; Cakera : Çakır doğan anlamında köy adı. Sisil : cicil : Solucan Köy ağzında ilginç bir durumda bitkilerin adlandırılmasında yaşanmaktadır. Bazı bitkiler arkaik yerel dilde, bazıları köy ağzında yakıştırılmış Türkçe, bazıları da Türkçe bitki isimlerinin farklı bitkiler için kullanılmasıyla adlandırılmaktadır. Yerel İsimler İfteri : Eğreltiotugiller Tomora : Kaldirik Lapaza : Geniş yapraklı otsu bir bitki. Yakıştırılmış İsimler Süpürge : Yaban mersini, Likarba Ekşi ot : Salatası da yapılan geniş yapraklı otsu bitki. Dokuztepe : Yaylalarda yetişen çalı formunda bir bitki. Yanlış İsimlendirmeler Kayına Gürgen, Gürgene isriç, Böğürtlene Çilek, Çileğe Mora. Ot yerine çayır gibi. Yavuzköy ağzı bugün giderek İstanbul şivesine kaymaktadır. Ama yinede köylü özellikle fiil çekimlerinde kendi pratik söyleyişinden vaz geçmemektedir. Not: Bu yazının hazırlanmasında Yahya Düzenlinin Of Gülen köy Ağzı isimli makalesi çıta olarak kullanılmıştır.
Yorumlar () |
 |
|
|
|
|